Trafik Kazalarında Güvence Hesabı, Güvence Hesabı Nedir?

guvence-hesabi
Karayolları Trafik Kanunu, Karayolu Taşıma Kanunu ve 510 sayılı Bakanlar Kurulu kararına göre, araç sahiplerinin, karayollarında araçları ile üçüncü şahıslara karşı vereceği zararları karşılamak üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” (ZMSS) yaptırması mecburidir.
Ancak, son yayınlanan raporlara göre, trafikte bulunan araçların nerede ise 6 milyondan daha fazlasının “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” (ZMSS) mevcut değil. Bu sayı nerede ise, trafikte bulunan her üç araçtan birine denk gelmektedir. Karayollarında yaşanacak bir kaza sonrası, bu durumun oldukça olumsuz sonuçları olacaktır.

Örneğin, aracınız ile, başka bir araç ile çarpışarak, kaza yaptınız. Burada uygulanacak olan prosedür bellidir. Dilerseniz, zararınızı, varsa kendi kasko sigortanızdan, yoksa ve kusursuz iseniz, kusurlu tarafın Zorunlu Trafik Sigortası’dan karşılarsınız. Buraya kadar her şey güzel.

Peki, ya kazaya neden alan aracın Zorunlu Trafik Sigortası yoksa, oluşan maddi hasarı nasıl aşarız?

Eğer, kasko sigortamız varsa, maddi hasarımızı oradan karşılarız. Ya kasko sigortamız yoksa ve Zorunlu Trafik Sigortasını yaptırmak, zorunlu olduğu halde, araç sahibi bu sigortayı yaptırmamışsa, yani aracın “Zorunlu Trafik Sigortası” yoksa, meydana gelen maddi ve manevi zarar için, sadece kusurlu bulunan araç sürücüsü ve ruhsat sahibine dava açmaktan başka bir yol bulunmamaktadır. Dikkatinizi çektiyse, maddi zararlar için bu durum geçerlidir. Bu ihtimalde, zarar gören taraf, yetki kuralları dahilinde, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde kusurlu tarafı dava edecektir.

Görevli ve yetkili mahkemelerim hangileri olduğuna ilişkin makale linkleri bunlardır:
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Sözleşmesinden Doğan Davalarda Yetki
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Sözleşmesinden Doğan Davalarda Görev

Dava açılırken, mutlaka dava konusu olan ve kaza tutanağında belirtilen sigortasız araç, hala davalı adına kayıtlı ise, kusurlu kişinin aracına tedbir istenmelidir ki, mahkeme sonucunda hükmolunan tazminat bedeli, davalı tarafından ödenmediği takdirde, bu araç satışa çıkarılmak suretiyle, tazminat tahsil edilebilsin.

Peki oluşan trafik kazalarında bedeni zararlar için ne yapılabilir?

Cevap: Güvence Hesabı!

Güvence Hesabı Nedir? Güvence Hesabı, trafik kazasına neden olan ve Zorunlu Trafik Sigortası olmayan tarafın, üçüncü kişilere bedeni olarak (sakatlık ve ölüm vb) verdiği ve trafik kazası tarihinde Hazine Müsteşarlığı’nın belirlediği teminat limitleri ile sınırlı olan, tarafların kusurları da dikkate alınarak zararları ödeyen, daha sonra ödediği tazminatı kusurlu sürücü/işlenede rücu eden, 14 Haziran 2007 tarih, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14 üncü maddesiyle Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri bünyesinde kurulmuş olan kurumdur.

Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesininde sayılan durumlarda, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulan Güvence Hesabı sorumludur. Ayrıca Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik’in “Takas odası” başlıklı 27. maddesi uyarınca, eğer trafik kazası birden çok aracın karışması sonucunda olmuşsa, bu kazadan zarar görenler, Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde öngörülen durumlardan bir tanesinin gerçekleşmesi durumunda güvence hesabına başvurarak zararın giderilmesini isteyebilirler.

Burada vurgulamak isteriz ki, Güvence Hesabı’nın sorumluluğu, bedensel zararlarla sınırlıdır. Yani, yaşanan trafik kazası neticesinde, araçta oluşan maddi zararlar için, yanı eşyaya dair zararlar için, Güvence Hesabı’nın sorumluluğuna gidilemez. Ancak buna bir istisna tanınmıştır. Bakanlar Kurulu’nun, gerekli gördüğü durumlarda, oluşan eşyaya dair zararların bir kısmını yada tamamının, Güvence Hesabı’ndan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir.

Sigortacılık Kanunu’nun 14. Maddesini incelediğimizde, Güvence Hesabı ile ilgili olarak düzenlemeye gidildiğini görmekteyiz. Bu maddede, hangi durumlarda, Güvence Hesabı’nın sorumlu olduğu düzenlenmiştir.

1- Yapılan trafik kazası kaza sonucunda, üçüncü kişilerde oluşan bedensel zarar meydana gelmişse ve kazaya karışan sigortalı faili meçhul yani tespit edilemiyorsa, yaralanan kişilerin geçici veya sürekli olarak, kısmen veya tamamen çalışma güçlerini kaybetmeleri durumunda, bu nedenle oluşan zararlar ile, ölüm vuku bulmuşsa, ölen kişinin yardımından mahrum kalanların talep edecekleri “Destekten Yoksun Kalma Tazminatları”,

2- Trafik kazası esnasında, üçüncü kişilerde oluşan bedensel zarar meydana gelmişse ve kazaya neden olan aracın o tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde Zorunlu Trafik Sigortası yaptırmamışsa,

3- Zorunlu Trafik Sigortası yapılmış olsa bile, bunu akdeden ve sigorta şirketi mali zafiyet yaşadığından ötürü, sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatları iptal edilmişse veya iflas etmişse, bu halde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,

4- Eğer, trafik kazasına karışan araç çalınmış veya gasp edilmiş ise, ve Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulamıyorsa, kişiye gelen bedensel zararlar için,

5- Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için,

6- Zorunlu sigorta teminat limitleri ile sigorta poliçesinde belirtilen teminat arasındaki fark kadar ödenecek bedensel tazminat tutarları için, (Bu hal 5684 sayılı Kanun’da yer almayıp, Güvence Hesabı Yönetmeliği 9. maddesinde yer almaktadır.)

Sonuç olarak, trafik kazasına karışan kusurlu tarafın geçerli bir Zorunlu Trafik Sigortası yoksa, oluşan bedeni zararlar için her ne kadar kazaya neden olan kusurlu tarafın hukuki sorumluğu olsa da, gidilecek en doğru adres, yukarıda sayılan maddeler dahilinde, Trafik Kazası Güvence Hesabı’dır.